Ben şu an 28 yaşında ve evli bir kadınım. Eşimle aramız gayet iyidir, cinsel açıdan de bir sorunumuz yok. Güzel birisi bulunduğumu çocukluğumdan beri etrafımdaki herkesten duyarım. Daha o vakitler etrafımdaki çoğu kişiden, “Çok canlar yakacak bu kız!” dendiğini duyardım ve çok hoşuma giderdi. Ama erkeklerin benden daha bu kadar erken hoşlanmaya başlayacağı aklıma gelmezdi.
Çok varlıklı olmayan bir ailem vardı. İzmir’de ‘Kenar mahalle’ tabir edilen bir muhitte yaşıyorduk. Ben 16 yaşıma yeni girdiğimde, sokağımızda yaşıtım sayılabilecek çok kimse yoktu. Özellikle benden birkaç yaş daha büyük çocuklar vardı. Zamanla onlarla oynamaya ve dostluk etmeye başlamıştım.

Annem babam çalıştığı amacıyla geç saatlerde eve dönerlerdi ve ben evde yalnız kalırdım. Evde oturmaktan çok sıkıldığım amacıyla de, geç saatlere kadar sokakta oyun oynardım. O saatlerde sokaktaki diğer çocuklar genellikle evlerinde olurlar, daha büyük çocuklar, genellikle de ‘Abi’ dediğim erkekler kalırdı sokakta.
Yine bu tür bir gün bu abilerle sokakta saklambaç oynarken, sokağımızdaki bir evin bahçesine saklandım ve beklemeye başlismim. Farkında olmadığım şeyse Soner abinin de aynı bahçede saklanıyor olmasıydı. Ben onu farketmemiştim, ama o beni görmüş, sessiz sedasız bana seslendi,
“Merve! Napıyorsun orda? Yakalanacağız şimdi, gel buraya!” diye. Ben de yanına gittim. Gerçekten de Soner abi iyi bir yerde saklanıyordu… Yanına gittiğimde ikimizin anca sığabileceği bir yer bulunduğunu fark ettim ve yanına sıkıştım. Bana,
“Napıyorsun sen burda? Başka yer mi yok saklanacak?” dedi. Ben de,
“Nerden bileyim senin burda olacağını Soner abi?” dedim ve ikimiz de sustuk.

Yan yana öyle otururken, oyundaki ebenin yanımıza yaklaşıp bizi bulmaya çalıştığını gördük ve biraz daha birbirimize yaklaşarak gizlenmeye çalıştık. Ancak bu arada Soner abinin elinin üzerine oturmuştum, birdenbire irkildim, ama yakalanmamak amacıyla ses çıkaramismim. Aynı şekilde Soner abi de şaşırmıştı, ama ses çıkarmıyordu. O gün de altımda incecik bir şort vardı ve eli tam amımın altındaydı.
İçim bir garip oldu birdenbire ve kalkmaya çalıştım. Tam elinin üzerinden kalkmıştım ki, ebe arkasını döndü bizim tarafa bakmaya başladı ve ben aynı süratle tekrar Soner abinin elinin üzerine oturdum. İstemeyerek olmuştu, ama müthiş de hoşuma gitmişti. Birbirimize baka kaldık. Çok heyecanlanmıştım, galiba o da öyleydi. Ebe uzaklaşınca,
“Pardon Soner abi!” dedim elinden kalktım.
“Önemli değil Merveciğim!” deyip elini çekti.

O gün bir daha hususşmadık Soner abiyle ve annemlerin işten gelme vakitında ben oynamayı bırakıp eve gittim. Gece yatağıma girince o andaki aldığım beğeni aklma gelmişti, o anları düşünürken, elim amımda uyumuşum.
Birkaç gün sonra tekrar aynı ekip saklambaç oynamaya karar verdik ve ben o günü anımsayıp tekrar aynı yere yöneldim. Esasında Soner abinin orda saklanacağını bildiğim amacıyla o bölgeye gitmiştim. Tahminimde yanılmamışım, tekrar aynı yerdeydi.
“Soner abi, sen tekrar mi burdasın?” dedim ve yanına yaklaştım.
“Sus otur derhal yakalanmadan!” dedi. Ama heyecanlı bir durumu vardı. Oyundaki ebe tekrar bize yaklaşmıştı ve biz birbirimize sokulmaya başladık. İçim tekrar kıpır kıpır olmuştu, ama bir şey yapmaya cesaretim yoktu. Soner abi birdenbire,
“Bu bu tür olmayacak, yakalanacağız! Biraz daha yaklaş!” dedi.
Biraz daha sokuldum ona. Teninin kokusu beni heyecanlandırıyordu, ama geride bıraktığımız sefer eline oturmam daha heyecanlıydı.

“Soner abi, istersen kucağına oturayım, o vakit göremez bizi!” dedim ve kucağına oturdum.
Bu hareketime çok şaşırmıştı, ama bir şey demedi… Soner abinin kucağında otururken popomun altında bir hareketlenme hissettim. Sanırım o da etkilenmiş ve siki sertleşmeye başlamış, popomu zorluyordu. Harika bir histi bu. Benden yaşça büyük bir erkeğin sikini popomda hissesöylüyordum ve çok sertti. Sikini amımda da hissetmek istedim ve biraz öne eğilip popomu hafif kaldırarak kucağına iyice yerleştim. Başarmıştım, amım tamda sikinin üzerindeydi. O da,
“Kıpırdama Merve, yerimiz belli olacak!” falan deyip, beni kendisine doğru çekiştiriyordu.

Tabi bu bahaneydi, beni hareket ettirip, sikinin üzerinde gidip gelmemi sağlıyordu. Ve bu da beni delirtiyordu. Bir vakit bu tür devam ettikten sonra amım karıncalanmaya ve gözlerim kaymaya başladı. Soner abinin sikine sürtünerek orgazm oluyordum. Kendime geldiğimde zorda olsa kalktım kucağından. Soner abi,
“Dur kız, nereye? Yakalanıcağız!” dedi. Demek ki o halen sürtünmeye devam etmek istiyordu, ama namacıylase ben devam etmek istemedim ve
“Soner abi, hadi gel diğer yere saklanalım!” dedim. Soner abi ise (herhalde kalkan sikini göreceğimi düşündüğü amacıyla olsa gerek),
“Yok, sen git, ben burdayım!” dedi.
“Tamam!” deyip yanısıran ayrıldım. O gece amım hep ıslaktı ve tekrar yatağımda yatarken Soner abiyle yaptıklarımı düşünüp, amımla oynayarak uyudum.

Ertesi gün öğlen sıcağı olmasına karşın sokağa çıktım. Sokakta kimsecikler yoktu. Öylesine boş boş dolanırken, Soner abinin,

“Şşşşt, napıyorsun bu sıcakta kız?” demesiyle o yöne baktım. Evlerinin balhususndan sesleniyordu bana.
“Soner abi sıkıldım, öylesine dolanıyorum!” dedim. O da,
“Gel istersen oturalım, dışarısı çok sıcak!” dedi. Ben de,
“Yok ya boşver!” dedim. Esasında gitmek istiyordum, ama annesi evdeyken gitmem hatalı olurdu.
“Gel hadi gel, hem ben de sıkılıyorum, evde kimse de yok, sıkıntıdan patlıyorum!” dedi. Evde kimsenin olmadığını duyunca,

“Peki geliyorum o vakit, aç kapıyı!” dedim ve kapıya doğru gittim. Kapıyı açtığında altında ince bir şort, üzerinde de bir tişört vardı. Bende ise penye bir etek ve üsbütünde body. Etek çok kısa değildi, sokakta oynarken açılmasın diye uzun etek giyerdim. İçeri girdim.
“Bir şey içer misin, soğuk kola var!” dedi.
“Olur!” dedim.
Kola getirip, oturup TV izlemeye başladık. TV karşısındaki 3’lü koltukta oturuyorduk, birimiz bir köşede, diğerimiz öbür köşede, aramızda bir kişilik boşluk vardı… Bana,
“İstersen uzat ayağını, rahat otur!” falan dedi. Uzattım ayağımı, ama o şekilde de sığmadık, ayaklarım uzun gelmişti. “Kucağıma uzat istersen!” dedi ve ayaklarımı alıp kucağına çekti.

O anda ayağımın altında sikini hissettim. Ne çok sert, ne de yumUşaktı. Hiç bozuntuya vermemiştim, TV izlemeye devam esöylüyorduk. O anda içimdeki ses ayaklarınla sikine dokun söylüyordu. Ayaklarımı hafif hafif oynatmaya başlismim. Az evvelce yarı sert olan siki, yavaş yavaş sertleşmeye başlamıştı. Ne yapıyordum ben bu tür? Soner abinin evinde, resmen onun sikini ayağımla okşuyordum. Bunu yaptığıma inanamıyordum. Birden ayaklarımı çekip,
“Aay belim ağrıdı, oturayım biraz!” dedim.
Kalktığımda yan yana oturur vaziyete gelmiştik. Göz ucuyla baktığımda sikinin kalkık bulunduğu belli oluyordu. İçimde iyiden iyiye kıpırtılar başlamıştı. Ara ara gözlerimi çaktırmadan sertleşen sikine kaçırıyordum ve daha da istekleniyordum. Soner abi ise ne gerçekletireceğini bilemiyordu, yalnızca TV’ye bakıp duruyordu. İyice sessizleşmiştik ve az evvelceki o heyecan kalmamıştı…

Ne yapayım diye düşünürken, ayağa kalkıp karşısına geçtim ve ayaklarına ufak bir tekme atıp, gülerek,
“Ne bu sessizlik bee?” dedim. O da gülerek,
“Yapma kız, kaldırma beni ayağa bak…” dedi. Ben de,
“Kalk, napabilceksin ki!” dedim. Amacım onu ayağa kaldırmaktı, ayaktayken sikinin şortunda nasıl göründüğünü merak esöylüyordum. Ama o da göreceğimi düşünerek kalkmıyordu. Yanına yaklaştım,
“Kalk hadi, erkeksen kalk!” dedim ve bir kere daha yavaşça vurup gülmeye başlismim. O ise ısrarla,
“Git kızım uğraşma, bak…” falan söylüyordu.
Ben tekrar yanına yaklaşıp tekme atacakken, bu sefer benden süratli davranış gösterdi ve ayağımı yakalayıp hafifçe çekti ve bıraktı. Koltuğun önüne, dizlerimin üzerine düşbütün. Doğrulduğumda ise onun tam bacaklarının arasında dizüzerinde oturur pozisyonda buldum kendimi. Bacakları Aralıktı ve kısa şortunun önünden siki belli oluyordu… Yine bir sessizlik oldu, öylece kala kaldık. Sadece birbirimize bakıyorduk ki, ilk atılım ondan geldi, bacaklarını biraz daha açıp, beni arasına aldı ve gülerek,
“Yakalismim seni, bundan sonra kurtulamazsın!” dedi. Ben de,
“Bırak beni!” falan deyip, hem yalandan kurtulmaya çalışıyor, hemde çaktırmadan sikine bakmaya devam esöylüyordum. O ise,
“Hadi kurtul, hadi kurtul, kurtulamazsın ki!” falan söylüyordu.

Böyle oynaşırken, bacaklarıyla beni biraz daha kendisine çekti. Artık sikine çok yakın duruyordum ve tekrar birbirimize bakıyorduk. Ben iyice ateşlenmiştim bundan sonra, içim çok gariptı, çok erkeksi bakıyordu bana, kendimden geçmeye başlismim. Ve birdenbire olan oldu, elimi ansızın sikine uzattım ve avuçlayarak,
“Soner abiii, bu ne kadar sert olmuş bu tür!” dedim ve sıkmaya başlismim. O ise gözlerime bakarak,
“Hoşuna gitmedi mi? Hem geride bıraktığımız gün saklanırken ne kadar sert bulunduğunu anlamamışmıydın?” dedi.
“Evet farketmiştim!” dedim ve güldüm. Elim halen sikini avuçluyordu…
“Görmek istermisin? Hiç gördün mü?” dedi. Hayatımda hiç görmemiştim (ufak çocuklarınki hariç) ve bu soru beni iyice azdırmıştı.
“Ne yani, bana şeyini mi göstermek istiyorsun?” dedim.
“Neyimi?” diye sordu gülerek. Ben de gözlerinin amacıylae bakarak,
“Sikini!” dedim.
“Sen de bana gösterceksen olur!” dedi. Gülerek,
“Neyi?” dedim. O da aynı gülümsemeyle,
“Amını!” diye yanıt verdi. Birden ayağa kalktım, eteğimi yukarıyayaya kaldırdım ve külodumu yana sıyırıp,
“Çok istiyorsan al bak!” dedim ve amımı net bir şekilde ona yaklaştırdım. Heyecandan gözleri parlıyordu.
“Dokunabilirmiyim?” diyerek elini amıma uzattı. Ben de,
“Sadece dokunabilirsin, diğer birşey gerçekleştirme yok!” dedim.

Kabul edercesine kafasını salladı ve usul usul amıma dokunmaya başladı. Kendimden geçmiştim, bir erkeğin amıma dokunması beni delirtmişti. Parmakları klitorisimi okşarken, dayanamismim,
“Ohhhh Soner abi, çok güzel dokunuyorsun!!!” dedim. O da,
“Harika bir amın var Merve! Süpersin!” diye karşılık verdi.
Kalbim sanki amımda atıyordu, bundan sonra dayanamıyordum dokunuşlarına, ona belli etmemeye çalışarak orgazm oldum. Artık buna bir dur demem gerekiyordu, yoksa kötü şeyler olacaktı… Birden kendimi çektim ve
“Sıra sende, hadi aç bakalım sikini!” dedim.
Yine dizlerimin üzerine çökbütün bacaklarının arasına ve onu izlemeye başlismim. Yavaş yavaş sikini dışarı çıkardığında nerdeyse aklım da çıkıyordu. Bir sikin bu kadar kalın olacağını hiç düşünmemiştim. İlk kez görüyordum ve hayalimde canlandırdığım şeyler bundan daha kısa ve inceydi. Dilim tutulmuş şekilde sikine bakarken,

“İstersen dokunabilirsin Merveciğim!” dedi. Ben de sanki bunu bekliyormuşum gibi, yavaşça elimi sikine götürdüm ve avuçlamaya başlismim. Soner abi delirmişti sanki,
“Off Merve, süpersin, ohhhhh!” falan gibisinden sesler çıkarıyordu ve bu beni dahada azdırıyordu.
“Gel üsbütüne ters uzan da, aynı anda ben de senin amına dokunayım!” dediğinde, korkumdan olmaz deyiverdim. Esasında çok istiyordum, ama beni oracıkta sikmesinden korkuyordum.
“O vakit devam et nolursun, 31 çektir bana!” dedi. Hayatımda ilkkez duymuştum 31 çektirmeyi,
“O ne Soner abi?” dedim. O da sikini sıkıca kavramamı sağlayarak,
“İşte bu tür aşağı yukarıyayaya elinle okşayacaksın!” dedi ve birazcık gösterip ellerini çekti. Ben devam esöylüyordum. “Harikasın Merveciğim, süpersin!” deyip duruyordu…
Seksle alakalı hiçbir tecrübesi olmayan 16 yaşında bir kız olarak yaptığım şey ile alakalı hiç bir fikrim yoktu. O sırada yalnızca sikine ve altında sarkan taşaklarına bakıyordum. Öbür elimle de onları okşamaya başlamıştım ki, Soner abi birdenbire,
“Ohhhh Merve devam et, süpersin canım, daha süratli yap!” demeye ve inlemeye başladı. Dediklerini aynen uyguluyordum.

Hızlı süratli okşamaya ve Soner abiyi inletmeye devam ederken, Soner abi benden, (Sik beni Soner!) dememi istedi. Ben de onun beğeni aldığını görerek,
“Sik beni Soner abiciğim, hadi sik beni!” demeye başlismim ki, birdenbire sikinden beyaz şampuana benzeyen bir sıvı fışkırmaya başladığında, hem korktum, hemde çok şaşırdım. Çünkü o ana kadar o fışkıran sıvının Sperm olmasından haberim bile yoktu. Soner abi delirmiş gibi,
“Oohhhhh canım, tatlım, amını yerim senin!” gibi şeyler söylerken, ben şaşkın şaşkın 31 çektirmeye devam esöylüyordum. Az sonra sikinden gelen sıvılar bitmiş, bundan sonra Soner abi de kendisine gelmişti. Bana,
“Harikaydın canım!” dediğinde, ben elime bulaşmış spermlere bakıyordum,
“Bu ne?” dedim.
“Onlar döl canım, erkekler boşaldığında siklerinden bu akar, bayanın amına akarsa da çocuk olur!” dedi. Çok utanmıştım ve şaşkındım, derhal kalkıp lavaboya gittim, ellerimi yıkismim ve salonun kapısından Soner abiye,
“Benim gitmem lazım!” deyip, evden çıkıp, koşa koşa evime gittim.

İlerleyen vakitlerda bu hadiseleri düşünürken içimde tahrik olma ve utanma duyguları hervakit birbirine karıştığı amacıyla, birdaha Soner abiye yaklaşamismim. Zaten birkaç ay sonrada o mahalleden taşındık ve onu birdaha hiç görmedim…
Ben evlenene kadar bundan diğer hiç cinsel bir tecrübesim olmadı, ama senelerce masturbasyon malzemem hep Soner abiyle yaşadığım anlar oldu… Anlattıklarım senelerce o anları düşünerek mastürbasyon yapmamı sağlamıştı. Aradan seneler geçmesine karşın o anları unutamıyor ve olağanüstü beğeniler alıyordum.

Geçen bu vakit vakitcinde aklıma takılan bir diğer husus da, Soner abinin benimle alakalı hisleriydi. O kendisinden 5 yaş ufak ve cinsel tecrübesi olmayan bir kıza mastürbasyon yaptırırken ne kadar beğeni almıştı acaba? Yıllarca hep bunu merak ederek yaşismim.
Artık evli bir kadındım ve hayatımda birtakım sorumluluklar vardı. Kocamla çok mutluydum, her ne kadar birtakım geceler yataktaki erkeğin Soner abi bulunduğunu düşlesem de, kocamla evli olmak harika bir şeydi.

Evliliğimizin ilk 2 yılı parasal zorluklarla geçti. Kirada geride bıraktığımız zorlu 2 senenin ardından, kocamın ailesinin de desteği sayesinde bir ev aldık ve taşındık. Güzel bir evdi. Çocukluğumun ve evliliğimin ilk 2 seneninın geçtiği fakir semtlerden kurtulmuş, daha lüx bir semte, İzmir’in denizle iç içe güzel semti Küçükyalı’ya taşınmıştık. Evimizin balhususndan görünen güzel körfez görünümü ve sabahları içimizi açan deniz kokusuyla, kocamla günlerimiz sevinç içersinde geçiyordu.
Komşuluğun olmadığı bir yerde yaşamak, benim gibi insanların iç içe bulunduğu kıyı semtlerde büyümüş bir kadın amacıyla biraz garipti belki, ama tekrar de hayatımdan memnundum. Komşusuzluktan sıkılmışken, apartmana giriş çıkışlarda selamlaştığım Eda hanım adındaki, benden 10 yaş büyük bir bayan içimi ısıtıyor, beni yaşadığım eve daha da bağlıyordu.

Güler yüzlü, sevecen bir hanımdı ve onla sohbet etmek hoşuma gisöylüyordu. Defalarca birbirimizi çağrı etmemize karşın, bir türlü gelip gitmek kısmet olmamıştı. Bu hal benim evde yumurtanın kalmadığı bir gün, Eda hanımdan ödünç yumurta almaya gitmemle son buldu. Bir kat altımızdaki evlerinin kapısına giderek kapıyı çaldım. Sanırım evde kimse yoktu, zira kapı açılmamıştı. Tam tekrar eve çıkıyordum ki, kapının tıkırtısıyla arkamı döndüm…
Kapı açıldığında biraz şaşkındım, zira kapıyı (sonradan 16 yaşına yeni girdiğini öğrendiğim) Serhat açtı ve
“Buyrun?” dedi tebessümle.
“Merhaba, Eda hanıma bakmıştım ben ama…” dedim.
“Annem evde yok abla, markete kadar gitti, birazdan gelir!” dedi. Ben de,
“Tamam canım, ben üst komşunuzum, yeni taşındık, ismim Merve, daha sonra uğrarım, tekrar teşekkürler!” dedim.
“Oldu abla, söylerim anneme!” dedi ve kapıyı kapattı.
Güler yüzlü, kendince yakışıklı bir çocuktu Serhat, ilk görüşte kanım kaynamış, sevmiştim keratayı. Eve geldiğimde aklımda markete gidip yumurta ve diğer ihtiyaçlarımı alabilmek vardı. Üsbütüne bir şeyler giyip gideyim diye düşünürken, kapım çaldı. Kapıya koşup baktığımda, kapıdaki Eda hanımdı. Dışarı çıkmak amacıyla hazırlandığımdan altım giyinik olmasına karşın üsbütünde sütyenimle geziyordum,
“Bir saniye!” diye seslenip, kapıdan göğüslerim görünmeyecek şekilde yalnızca başımı çıkararak, “Pardon Eda hanım, giyiniyordum da, üsbütün çıplak… Gelin siz, buyurun!” dedim. Eda hanım gülümseyerek,
“Önemli değil… Bana gelmişsiniz, Serhat söyledi.” dedi.
“Evet evde yumurtam bitmişti de, o yüzden rahatsız etmiştim. Ama şimdi ben de markete çıkmak amacıyla giyiniyordum.” dedim.
“Aaa, lafı mı olur canım, komşuyuz şurda, ben getireyim derhal, hem market kapanmıştır bundan sonra, boşuna gidersin!” dedi. Esasında aslında de saat geç olmuştu, market akşamları saat 8.30 – 9 gibi kapanıyordu.
“Peki o vakit, sağolun, ama olmadı bu tür…” dedim. “Önemli değil, ben getiririm birazdan!” deyip aşağı kata yöneldi. Ben de kapıyı tam kapatmadan, üsbütüne birşey geçirmek amacıyla odama geçiyordum ki, odama girer girmez, Eda hanım koşar ismim kapıya gelmişti bile, kapıyı tıklattı. Ben de,
“Buyur buyur, kapı açık!” diyerek tekrar sütyenimle odamdan çıktım. Ama birdenbire şok geçirmiştim. Çünkü gelen Serhat idi ve beni sütyenimle göğüsler fora bir şekilde görmüştü. Birden,

“Ayy pardon!” diyerek, ikimiz de özür diledik ve ben odama kaçtım. Serhat da kafasını öbür tarafa dönüştürerek beklemeye başladı… Hemen elime ilk geride bıraktığımız Body’yi üsbütüne geçirip dışarı çıktım. Serhat derhal,
“Özür dilerim abla, sen gel içeri deyince ben de girmiş bulundum, annem yumurta yolladı!” deyip yumurtaları uzattı.
“Asıl ben özür dilerim ablacığım, annen sandım seni!” dedim. Serhat ta tekrar,
“Pardon abla!” deyip, geldiği gibi tekrar koşar ismim evine gitti. O yaştaki çocuğa resmen göğüs şovu yapmıştım elimde olmadan. Ama benim üzüldüğüm husus o değil, çocuğu utandırmış olmamın verilen burukluktu.

Aradan geride bıraktığımız vakitla, Eda hanımla samimiyetimiz ilerlemiş, bundan sonra ona abla diye hitap etmeye başlamıştım. Eda ablanın kocası genç yaşta vefat etmişti ve oğlu Serhatla yaşıyorlardı. Eda abla bir muhasebecinin yanısıra çalışıyordu. Serhat ise Liseye gisöylüyordu.
Okul tatil bulunduğu amacıyla Serhat evde yalnız kalıyor ve babasının erken vefatı sebebiyle, insanlarla çok hususşmayan, amacıylae kapalı bir genç olarak vakitsini geçiriyordu. Anlayacağınız çok az dostu vardı ve tek başına bilgisayar başında vakit geçiriyordu.
Eda ablayla bundan sonra samimiyetimiz ilerlediği amacıyla, bana, birtakım günler o yokken evine gidip Serhat’a yiyecek bir şeyler hazırlayabilir miyim diye sormuştu. Ben de,
“Olur abla, ne olacak elime mi yapışacak!” diye kabul etmiştim. Ertesi gün öğlen alt kata inip Serhat’a birşeyler hazırlamak kapıyı çaldım. Serhat açtı kapıyı,
“Merhaba Merve abla, gel buyur, yemek işi sana kaldı ha, annem söyledi, zAhmet olacak!” dedi. Ben de,
“Yok canım olur mu öyle şey!” deyip içeri girdim.
“Ne istersin? Ne hazırlayım sana?” dedim. Kıymalı makarnaya bayılırmış, gerçekleştirme amacıyla mutfağa girdim ve
“Sen bak işine, ben hazırlarım!” dedim. Serhat teşekkür edip odasına gitti. Yemeği hazırlamıştım. Serhat’a seslendim,
“Serhatçığım makarna hazır, istediğinde yiyebilirsin, ben çıkıyorum eve!” dedim. Ama içerden yanıt gelmedi.
“Serhat?” diye ikinci seslenmem de karşılıksız kalınca, usulca yarım açık olan kapısından içeri baktım.
Serhat yatağına uzanmış, gözleri kapalı, kulağında kulaklıkla müzik dinliyordu. Üstündeki kolsuz tişörtten, yaşına göre kaslı kolları ve altındaki şorttan belli olan önündeki kabarıklık, seneler evvelce Soner abiyle yaşadığım günleri aklıma getirmişti ve içim bir hoş olmuştu birdenbire.

Ses çıkarmadan bir vakit izledim ve sonra kapıdan içeri bir ismim girip, biraz daha yüksek bir sesle, “Serhattt!!!” diye seslendim. Bu kez duydu ve
“Merve abla kusura bakma müzik dinliyordum!” deyip ayağa kalktı. Kalkmaz olaydı, ayağa kalkmasıyla birlikte, önünde, şortundan dışarı çıkmak istercesine duran o kabarık yarağı gözüme çarptı ve beni mahvetti.
Gerçekten de Serhat’ın yarağı çok büyük görünüyordu. Senelerdir kocamla çok mutluydum, seks hayatımız da harikaydı, ama Serhatın yarağı aklıma Soner abinin yarağını getirmişti ve çok tahrik olmuştum…
Yanıma gelerek teşekkür etti ve beni kapıya kadar yolcu etti. Eve döndüğümde içimde seneler evvelcesinden kalan Soner abinin yarağının görüntüsü vardı. Ve amım sırılsıklam olmuştu. Hemen odama geçip, Soner abinin yarağını düşünerek, amımı okşamaya başlismim.

Hayalimde o koltuğun üzerinde oturuyor, ben de yarağını yalayarak ağzıma alıyorum, emiyorum ve o da ağzıma, yüzüme, boynuma ve göğüslerime boşalıp bana sperm banyosu yaptırıyordu. Ama bu kez farklıydı, zira hayalimdeki yarak Soner abinindi, ama yüz Serhat’ın yüzü olmuştu birdenbire. Ve bu beni daha da tahrik esöylüyordu.
Hayalimdeki Soner abi modelinin hususmunu Serhat aldı, bundan sonra onun sikini yaladığımı hayal etmeye başlismim ve hayalimde onun yüzüme boşalmasıyla, ben de sessiz sessiz,
“Serhat sik beni! Sik beni Serhat!” diye diye boşaldım.

Kendime geldiğimde bu düşündüklerimden utanmıştım, ne de olsa bundan sonra evli barklı bir kadındım ve bu tür şeyler çocukluğumda kalmıştı. Artık kocamdan diğer bir erkek düşünemezdim ve bunu ufak bir kaçamak kabul ederek duşa girdim.
Aradan birkaç gün geçmişti ve ben tekrar yemek hazırlamak amacıyla Eda ablanın evine indim. Serhat açtı kapıyı ve buyur etti, sonra her vakitte gibi odasına geçti ve ben mutfakta yiyecek bir şeyler hazırlismim. Bir ara Serhat’ı mutfağın kapısında gördüm. Gülümsedim ve
“Ne dikiliyorsun orda?” dedim. O da gülümseyerek,
“Hiiç… Seni izliyorum… Çok güzel kokular geliyor, ne pişiriyorsun?” dedi.
“Tavuk sote yapıyorum!” dedim. Gelip tavaya baktı ve
“Oooo aslında harika kokuyor!” dedi.
Ama bu sırada arkamdan bana gerektiğince yaklaşmıştı ve sanki benim kokumdan bahsediyor, benim kokumu amacıylae çekiyordu. Bu beni heyecanlandırmıştı ve aklıma evde yaptığım mastürbasyon geldi. Serhat tavaya bakarken,
“Çok güzel kokuyor, nefissss!” deyip biraz daha yaklaştı ve az da olsa popoma dokundu. Ben bundan sonra iyice ıslanmıştım. Acaba bilerek mi yapıyor diye düşünürken,
“Abla ben duşa girsem ayıp olurmu?” dedi.
“Yok ablacığım, namacıyla ayıp olsun, bak işine!” diyebildim yalnızca.
Banyodan su sesi gelmeye başlamıştı. Ama ben hiçte iyi değildim, içimden bir ses gidip Serhat’ı röntgenlememi söylüyordu. İçimden sanki bir orospu hususşuyordu, (Serhat’ın yarağını merak etmiyormusun? Git ve bak!) söylüyordu.
Daha çok dayanamayıp banyonun kapısına gittim, anahtar deliğinden baktım ve tam karşımda, duşun altında 31 çeken Serhat’ı gördüm. Yarağı kocamandı ve süratli bir şekilde okşuyordu. Bir anda amım sırılsıklam olmuştu, resmen şelale gibi akıyordu sularım.

Dayanamismim ve delikten bakarken amımı okşamaya başlismim. Altımda ince penye bir eşofman vardı. Sularımın eşofmanın önünü ıslatmasından korkuyordum ve biraz aşağı sıyırıp külodun üzerinden okşamaya başlismim. Serhat ta iyice süratlenmıştı. O anda içeri girip kendimi ona siktirmek amacıyla yanıyordum, ama cesaret edemiyordum buna.
Bu düşüncelerin arasında Serhat’in boşaldığını gördüm ve o anda kendime gelip kısa vakitde toparlandım ve mutfağa kaçtım. Serhat banyodan çıkmış ve odasına girmişti. Aklımda onla yatmak vardı yalnızca, kendimi zor tutuyordum. Serhat’a,
“Yemeğin hazır canım, ben çıkıyorum yukarıyayaya!” deyip, derhal kaçtım ordan. Eve geldim ve Serhat’in yarağını düşünerek matürbasyon yaptım, kendimi tatmin ettim.
Akşam üstü olmuştu, kocamın eve gelip beni sikmesi amacıyla sabırsızlanıyordum. Çünkü fakat kocamla bu azgınlığım üsbütünden gidecekti. Kocamı arismim ve
“Aşkım ne vakit geleceksin?” dedim. Ama sorun bu ya,
“Hayatım bu gece biraz geç kalacağım, yetiştirmem gereken işler var!” dedi.
Umutlarım yıkılmıştı ve çaresiz geç saatte de olsa kocamın gelmesini bekleyecektim. Saat daha 6 idi ve kocam eve erken geldiği vakit bile 9 da anca evde oluyordu. Yani bu gece saat 11-12’ye kadar kudurmaya devam edecektim. Ben de gece amacıyla hazırlanmaya karar verdim, bir duşa girdim ve vücudumdaki bütün kılları aldım.
Duştan çıkıp saçımı makyajımı yaptım ve kocamın sevdiği kara şeffaf iç çamaşır takımımı giydim. Dantelli ve seksi bir takımdı, kocam beni bu tür görünce deli gibi sikecekti. Üsbütüne de dizüstü eteğimi giydim ki, kapı çaldı. Zamana baktım, 9.30 idi, kocam erken gelerek bana sürpriz yapmıştı. Üzerimde sütyenle kapıya koştum tekrar. Kapıyı bir santim açtım ve kocama,
“Bekle bir saniye, girme daha!” dedim. Ses gelmedi, bekliyordu. Eteğimi biraz yukarıyayaya çekerek arkam kapıya dönük koltuğun üzerine hafif domaldım. Kocamı sıyrılmış eteğimin altından görünen külotlu frikiğimle, kalçalarımla karşılıyordum. Çok seksi göründüğümden emindim ve şuh bir sesle,
“Gel tamam!” dedim…

Bekledim… Bir saniye, beş saniye, on saniye… Ses yok… Hareket yok… Başımı çevirip kapıya baktığımda bir kez daha şok olmuştum, zira gelen tekrar Serhat idi. Çocuk içeri girmiş ve ne bulunduğunu anlamadan öylece donakalmıştı. Ben de şoktaydım.

Bu Serhat’in evime ikinci gelişiydi ve beni tekrar yarı çıplak görüyordu. Ama bu kez farklıydı, zira ben de onu banyoda çıplak görmüşbütün! Gözüm derhal sikine kaydı. Siki kalkmıştı ve dışarı çıkmak ister gibi şortunu zorluyordu.
“Pardon abla!” deyip kafasını öbür tarafa çevirdi.
Ben de en yakın odaya kaçtım. İyice delirmiştim, ben kendimi ona siktirmemek amacıyla zor dururken, o sıksık yarı çıplak yakalıyordu beni. Odanın kapısına yaklaştı ve
“Abla pardon yaa, tekrar kaza oldu! Annemden haberin varmı? Geç gelecekmiş te, yiyecek birşey var mı sende diye bakmaya gelmiştim!” dedi. Benden ses çıkmayınca, “Ama boşver abla, yemesem de olur, beklerim annemi…” dedi. Üzülmüşbütün, neticede suç bendeydi, çocuk nerden bilsin onu kocam sandığımı.
“Bekle bekle!” dedim odadan çıktım, ellerimle göğüslerimi kapatıyordum. Onun ise siki halen değnek gibiydi. İçim iyice garip oldu. O da bana bakıyordu. Güldüm ve
“Alıştın bundan sonra beni bu tür görmeye haa?” dedim. Güldüğüm amacıyla o da rahatlamıştı ve gülümsedi. “Gel mutfağa bakalım!” dedim.
Artık tahrik olmamın da verilen kolaylıkla ellerimi göğüslerimden çektim. Ama onun arkamdan popoma baktığını hissesöylüyordum. İyice orospuluk damarlarım kabarmıştı, resmen istiyordum 16 yaşındaki çocuğu. Buz dolabının kapağını açtım ve eğildim. Önünde kısa eteğimden   göründüğünden emindim. Artık çok azmıştım, kafamı ona çevirip,
“Yemek istediğin özel bir şey var mı? Yoksa ben ne verirsem ona razı mısın?” dedim gülümseyerek. Heyecandan sesim boğuklaşmış, çatal çatal çıkıyordu. Bakışları çok farklıydı, bana seneler evvelce benim Soner abiye baktığım gibi bakıyordu.
“Sen ne verirsen yerim Merve abla!” dedi, ama bundan sonra gülmüyordu.
“Gel birlikte bakalım!” dedim. Yanıma yaklaştı. Ben halen eğilmiş bakıyordum. İyice yaklaştı ve bundan sonra tam arkamdaydı… Kendimi ona doğru götürdüm ve popomu sikine ilişki ettirdim ve başımı çevirip,
“Ooooo Serhat, ne değiyor bana öyle?” dedim seksi bir sesle. Birşey diyemedi çocukcağız. Popomu sikine biraz daha bastırarak, “Nekadar kalın, değnek mı?” dedim. Serhat çok dayanamadı ve belimden kendisine çekti, iyice yerleşti siki götüne ve

“Hayır merve ablacığım, o benim şeyim!” dedi. İyice azmıştım ve
“Neyin Serhat? Söyle hadi!” dedim. Gözlerimde sikilmeye hazır bir bakışla ve seksi seksi söylüyordum bunu. Serhat delirmiş gibi bakıyordu ve
“Yarrağım Merve abla!” dedi. Gülümsedim,
“Ooo ne kadar sert o öyle! Peki nereye değiyor şu an farkında mısın?” dedim.
“Hayır Merve ablacığım, söyle nerene?” dedi. Sanki seneler evvelce Soner abiyle yaşadığım an gibiydi her şey. Dönüp şortunu aşağıya sıyırırken aynı anda bütün vücudumla yaslandım onun genç irisi gövdesine… Aramızdan su sızmıyordu şimdi, taş gibi olmuş siki iyice baskı yapıyordu önüme… Gözlerine baktım ve
Amcığıma değiyor canım!” dedim ve bir atılımde külodumu yana çekip, “Bak görüyor musun amcığımı? Yalamak istermisin? Hadi yala amcığımı!” dedim.
Serhat delirmişti, birdenbire diz çöküp amıma yumuldu ve yalamaya başladı.
“Oohh Merve abla, çok tatlı amın!” söylüyordu ve beni delirtiyordu. Kocam amacıyla az evvelce hazırlayıp kaymak gibi yaptığım amımı şimdi 16 yaşında bir delikanlı yalıyor, beğeniten beğenie uçuruyordu…
İyice kendimden geçmiştim ve erkeğimi ayağa kaldırıp sikini okşamaya başlismim. Sonra iyice kan saldırı etmiş, zonklayan sikini kendime çektim, amıma sürüp kafasını ıslattım, bundan sonra içime girmeye hazırdı. Sırtım buzdolabına dayalı vaziyette, ayakta, bacağımın birini kaldırdım, sikinin kafasını amımın deliğine yerleştirip, “Hadi!” dedim.

Ve Serhat içime girip çıkmaya başlamıştı. O kadar kalın ve sıcaktı ki, dayanamıyordum. Yaklaşık 4-5 dakika o şekilde amıma pompalayıp beni boşalttı. O daha boşalmadan,
“Yeter!” deyip ayağa kalktım ve “Şimdi sıra benim isteğimde!” dedim ve salona götürdüm, onu koltuğa oturttum.
Siki kocamandı ve önümdeydi. Yıllarca Soner abiye yaptığımı hayal ettiğim ve son vakitlerde aynı şeyi Serhat’a gerçekleştirme amacıyla delirdiğim şeydeydi sıra. Sikinin kafasını iştahla emip yalamaya başlismim. Serhat delirmişti ve
“Oohhh, Merve ablamm benimm, karıcığımm benimmm!” deyip, saçımdan tutup ağzıma vermeye devam esöylüyordu. Ben de ona seneler evvelce aynı Soner abiye dediğim gibi,
“Sik beni Serhat! Amımı, göbütünü, ağzımı, heryerimi sikkk erkeğimmm!” diye inliyordum….
Serhat daha çok dayanamadı ve kuvvetli bir biçimde ağzıma yüzüme fışkırtmaya başladı. Ağzımdan çenemden akan spermler göğüslerime doğru süzülüyordu ve ben halen Serhat’ın yarrağını yalamaya devam esöylüyordum. Serhat’i boşaltmıştım, şimdi ben de boşalmalıydım. Onu yatırdım koltuğa ve amımı ağzına dayayıp sürtünmeye başlismim.

Saniyeler içersinde ikinci kez boşalıp orgazm oldum. Serhat’ın da ağzı yüzü amımın sularıyla yıkanmıştı… Hemen kalktım ve
“Birazdan kocam gelir, çok çabuk gitmen lazım aşkım!” deyip onu da kaldırdım ve dudaklarından öpüp evine yollismim…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Name *
Email *
Website

sex hikaye leri ve sikiş hikaye okurken keyif alan bilinçli kullanıcılar için eklenmiştir.Sitemizde seks hikaye, porno hikaye ve sex hikaye boşalana kadar okuyun. sisli escort